|
ÇOCUĞA 'HAYDİ, ACELE ET' DEMEK..
'Hadilemek' ebeveyn-çocuk ilişkisinde yetişkinlerin çaresizce düşebilecekleri bir tuzaktır. Özellikle büyük şehirlerde çalışan anne-babalar iş saatlerinin uzun olması, eve taşınılan işe ilişkin yetiştirilmesi gereken ayrıntılı çalışmalar, trafikte tüketilen zaman, ev işlerine ilişkin sorumluluklar, çocukların ev ödevleri gibi pek çok etmenden dolayı telaş içindedirler. Pek çok anne-baba çocuklarının yavaş hareket etmelerinden şikâyetçidir. Çocuk yetiştirirken kültürel zaaflarımızdan dolayı çocuklara yaşlarına uygun sorumluluk vermekten kaçınıp, özbakım gereksinimlerini acele içinde kendimiz haletmeyi tercih ederiz. Oysaki çocuklar ilk 2-3 yıl içinde evde basit işlere yardım edebilecek olgunluğa ulaşırlar. Beş yaşına geldiklerinde yardımsız giyinebilirler. Ancak yıllarca yedirilip, içirilen, giydirilen çocuklar bu duruma alıştıkları için sorumluluk üstlenme konusunda gelişim gösteremezler. Sorumluluk üstlenemeyen çocuklar ise büyüyemezler. Hazırlanma konusunda hızlı davranmaları mümkün değildir, çünkü bu konuda yeterli deneyime sahip değildirler. Bu durumda anne-babanın çocuğu sürekli uyarıp, itelemesi gerilim yaratır, öz kavramının örselenmesine yol açar. Ebeveynlerin yapması gereken iş vakit kaybetmeden çocuğa yaş ve gelişim düzeyine uygun sorumluluklar vererek onları yerine getirme konusunda örnek olup, yüreklendirmektir.
Çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun bazı ev içi sorumluluklar şunlardır:
Üç-beş yaş: Bu dönemde kendi bakımıyla ilgili işlevleri ve gözlemleyerek taklide dayalı etkinlikleri yerine getirme üzerinde odaklanmak doğrudur. Örneğin giyinme, oyuncak toplama, masayı toplarken yardımcı olma. Altı-sekiz yaş: Kişisel bakımla ilgili işlevleri tamamlama ve evdeki görevleri genişletmek üzerinde durulabilir. Örneğin masa kurma ve toplama, çöpü çıkarma, temiz giysileri yerleştirme, evcil hayvanları besleme. Dokuz-onbir yaş: Kendi işini kendi yapması üzerinde durulmalı ve daha gelişmiş beceriler gerektiren görevler verilmelidir. Örneğin basit yemekler hazırlama, araba yıkama, evcil hayvanları dolaştırma ve bakımlarını yapma. Oniki-onaltı yaş: Bağımsız yaşam için gerekli alışkanlıkların kazandırılması ve grup sorumluluklarının üstlenilmesi üzerinde odaklanılmalıdır. Örneğin yemek pişirme, ev ve araba tamiri, çamaşır yıkama.
Bazı anne-babalar küçük yaşlardan itibaren çocuklarına sorumluluk vererek onları hayata hazırlar. Ancak gözden kaçan ayrıntı şudur: Çocuk henüz fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimini tamamlamadığı için yetişkin kadar hızlı hareket edemez. Organizasyon becerilerinin gelişmesi yani çocuğun zamanı iyi kullanmayı öğrenmesi ilkokul çağında başlar, ergenlik ve sonrasında devam edebilir. Bu konuda çocuğun eğitilmeye, yönlendirilmeye gereksinimi vardır. Dikkatli, duyarlı anne-baba ve okullar zamanı doğru kullanma konusunda çocuklara yardımcı olurlar. Çocukların dünyayı ve kendilerini keşif etmeleri için düşünmeye, gözlem yapmaya, hayal kurmak için zamana gereksinimleri vardır. Günü yavaşlatarak onların bu gereksinimlerini karşılayabiliriz. Zamanı iyi kullanmayı, plan yapmayı onlara öğreterek keyifli etkinlikler için süreç yaratmayı başarabiliriz. Sabah için geceden hazırlanarak örneğin giysileri önceden seçerek, okul çantasını hazırlayarak v.b. sabah telaşını azaltabiliriz. Okula giderken veya okuldan dönerken yürüyüş yapmak tüm aile üyelerini rahatlatabilir. Sürekli 'Yüzünü yıka!', 'Dişlerini fırçala!' gibi komutlar vermek yerine banyo aynasının üzerine ilgili resimler asarak, evin içinde bağırmak yerine sessizlik oyunu oynayarak hareketlerimizle neler yapmaları konusunda onları uyararak güne mizahla başlayabiliriz. Aile ortamında kurulan olumlu iletişim ilişkilerin güçlenmesine yol açar.
Pedagog Dr. Melda Alantar İletişim telefonu : ( 0212) 247 28 30
www.pedagogdr.com
Pedagog Dr. Melda Alantar'ın Özgeçmişi

|